Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması sonuçlandı. Bu yarışmada üçüncülük ödülü alan proje, proje ekibinin raporunda belirtildiği şekilde aşağıdaki tasarım yaklaşımıyla öne çıkıyor:
‘Tarihi çevrenin korunması, yalnızca yapıların fiziksel varlığını değil, onları anlamlı kılan mekansal, sosyal ve kültürel ilişkilerin sürekliliğini de gözetmeyi gerektirir. Osmanlı döneminin ilk anıtsal yapılarından biri olan Gülbahar Hatun Camii, zaman içerisinde çevresindeki kamusal ve mekansal ilişkilerin zayıflamasıyla kentsel bütünlüğü içerisindeki belirleyici rolünü büyük ölçüde yitirmiştir. Buna karşın Zağnos Vadisi’nde gerçekleştirilen dönüşüm, köprü ve sur sistemini yeniden görünür kılarak bölgenin kamusal kullanımını güçlendirmiş ve kentin önemli odaklarından biri haline getirmiştir. Yeni kültür ve sanat merkezinin bu kamusal aksa eklemlenmesi, kullanım yoğunluğunu daha da bu yöne taşıma potansiyeline sahiptir. Bu nedenle tasarımın temel yaklaşımı, yeni bir odak oluşturmak değil; Gülbahar Hatun Camii, Atapark ve Zağnos Vadisi arasında zamanla zayıflayan ilişkileri yeniden kurarak tarihsel çevrenin kamusal sürekliliğini güçlendiren bağlayıcı bir mekan üretmektir.’
Proje ekibini oluşturan mimarlar, Bilge Altuğ Polat, Demet Dinçer, Mehmet Metin Polat, tasarımın temelini oluşturan kentsel tasarım kararlarını şöyle sıralıyorlar:
‘Tarihsel süreklilik: Yeni yapı, Gülbahar Hatun Camii, Atapark ve Zağnos Vadisi arasında zamanla zayıflayan tarihsel ve mekânsal ilişkileri yeniden kuran bir kentsel arayüz olarak kurgulanmıştır.
Geçirgen eşik: Çevredeki yapılaşma baskısı ve Zağnos Vadisi’nin güçlü kamusal kullanımı dikkate alınarak yapı, açık ve yarı açık mekânlarla desteklenen geçirgen bir kurgu içerisinde, fiziksel ve görsel sürekliliği güçlendiren kamusal bir geçiş alanı olarak tasarlanmıştır.
Bağlamsal uyum: Trabzon’un tescilli yapı dokusu, sur sistemi, topoğrafyası ve mevcut kullanıcı ihtiyaçları tasarımın temel verileri olarak kabul edilmiştir.’
Teknik ve malzeme kararları raporda detaylı olarak aktarılıyor:
‘Yapının teknik ve malzeme kararları, bağlamsal uyum, kullanıcı konforu ve sürdürülebilir işletme ilkeleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Cadde cephesinde oluşturulan yeşil tampon bölge, yapının kentsel peyzajla bütünleşmesini desteklerken trafik kaynaklı gürültünün azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Araç ve servis erişimleri ise yaya sürekliliğini kesmeyecek biçimde alt kotta ve yapı çeperinde çözülmüştür. Cephede kullanılan yatay derzlerle modüle edilen ön üretimli beton paneller, Trabzon surlarının masif ve katmanlı karakterini çağdaş bir yorumla yeniden ele alırken, fuaye boyunca devam eden üçgen modüllerden oluşan ahşap tavan, Trabzon’un geleneksel ahşap işçiliğine çağdaş bir referans sunmakta ve hacmi bütünleştiren ortak bir mekansal dil oluşturmaktadır. Bağlamsal uyum, kütle ve siluet kararlarından malzeme ve detay ölçeğine kadar bütüncül bir anlayışla sürdürülmüştür.’
Projeye ait görsellerden bazılarını aşağıda paylaşıyoruz.







